Keşşaf. Zemahşerî(538)

ألكشاف عن حقائق التنزيل

 El-Keşşaf an Hakaiki't-Tenzil

         Zemahşerî (538/1144)

 Eseri İNDİR

Tam adı el-Keşşaf an hakaiki gavamizi't-tenzil ve uyuni'l-ekavil fi vücuhi't-te'vil'dir. Bazı kaynaklarda el-Keşşaf an hakaiki't-tenzili'n-natık an dekaiki't-te'vil veya sadece el-Keşşaf an hakaiki't-tenzil adıya zikredilir. Zemahşerî, Adliyye fırkasına mensup alimlerin bir tefsir yazması hususundaki ısrarlarının yanı sıra hayatının son döneminde Mekke'de mücavir olarak bulunduğu sırada Emir Ebu'l-Hasan İbn Vehhas'ın da isteği üzerine eserini h.526 yılında yazmaya başlamış ve iki yılda tamamlamıştır.

Zemahşerî çalışmasını hazırlarken daha önce yazılan belli başlı tefsir, kıraat ve belağat kitaplarına başvurmuştur. Şemseddin el-İsfehanî, el-Keşşaf'ın temel kaynağının Zeccac'a ait Meani'l-Kur'an adlı eser olduğunu söyler.(Keşfu'z-Zünun, II, 1482)İbn Tağrîberdî ise el-Keşşaf'ta Rummanî'nin metodunun metodunun takip edildiğini kaydeder. Rivayet tefsiri konusunda Mücahid, Amr b. Ubeyd, Ebu Bekir el-Esam ve Rummanî'nin yanı sıra Müşebbihe, Rafıza ve mutasavvıfeye ait tefsirler; kıraat ilimlerinde Abdullah b. Mesud, Haris b. Süveyd ve Übeyy b. Ka'b'ın mushafları; dil ve edebiyat alanında Sibeveyhî'nin el-Kitab'ı, Müberred'in el-Kamil'i Ebu Ali Farisî'nin Kitabu'l-Hücce'si ile Kitabu'l-Halebiyyat'ı, Cahiz'in Kitabu'l-Hayevan'ı, müellifin Nevabiğu'l-Kelim'i ve en-Nesaiğu's-Sığar'ı; tasavvufta ise İbn Havşeb, Tavus b. Keysan ve Malik b. Dinar'a isnad edilen sözler ve menkıbeler el-Keşşaf'ın belli başlı kaynakları arasında yer alır.

Dirayet metoduna göre yazılan eserde rivayetlere de yer verilerek iki metot birleştirilmiştir. Ayetler tefsir edilirken çeşitli hadisler nakledildiği halde Müslim'in el-Camiu's-Sahih'i dışında kaynak zikredilmez. Ayetler, öncelikle dil ve belağat kaideleriyle eski Arap şiirleri dikkate alınarak aklın ilkeleri ışığında tefsir edilirken çok ince tahlillerle kelimelerin ihtiva ettiği mecazi manalar keşfedilmeye çalışılır. Bununla birlikte nüzul sebepleri üzerinde durulurken hem hadislere hem sahabe sözlerine başvurulur. Bu arada özellikle surelerin fazileti hakkında zayıf ve uydurma rivayetlere yer verilir, bazen rivayetlerin zayıf olduğu da belirtilir. Müellif kıraat farklılıklarına dikkat çekerek bunlar arasında Kur'an üslubuna uygun düşenleri tercih eder.

Eserde neshin hikmetine temas edilerek nasih ve mensuh ayetler belirlenmeye çalışılır. Ahkam ayetlerinden müellifin fıkıhta mensup olduğu Hanefi mezhebine uygun hükümler çıkarılırken Şafii mezhebine ait görüşlere de yer verilir. Eserde uygulanan akılcı metodun bir gereği olarak çelişkili gibi görünen ayetlerin te'vili üzerinde durulur. Kur'an'da çelişkili bilgiler bulunmadığı belirtilerek bu husustaki itirazlar cevaplandırılır. Bu tür konular açıklanırken Kur'an'ın Kur'an'la ve sünnetle tefsirine ilişkin örnekler de zikredilir. Eserde mu'tezile mezhebinin ilkelerine uygun olan ayetler muhkem, aykırı olanlar ise müteşabih sayılarak müteşabihler muhkemlerin ışığında te'vil edilir; nahiv ve belağat kaideleri de bu mezhepçi hedefi gerçekleştirme vasıtası olarak kullanılır.; hatta aynı amaçla zayıf hadisler de nakledilir. İrşad bakımından faydalı olacağı düşüncesiyle asılsız olup olmadığına bakılmaksızın çeşitli kıssaların yer verildiği eser, tasavvufi düşüncenin tenkidi açısından da önemli bir kaynak değeri taşımaktadır.

Yazıldığı dönemden başlayarak müfessirlerin ilgisini çeken el-Keşşaf Kur'an'ı lüğat, nahiv ve belağat ilkelerini dikkate alarak yorumlaması, Kur'an-ı Kerim'in i'caz yönlerini, özellikle taşıdığı edebi üstünlüğü ve erişilmez nazım güzelliğini ortaya koyması, Kur'an'da manaların tasvir ve temsil yoluyla anlatılmasının etkili bir metot olduğunu göstermesi gibi özellikleriyle çok beğenilmiş ve hemen bütün müfessirlerce kaynak olarak alınmıştır.

Fahreddin er-Razî'ye göre Zemahşerî'nin sadece, meleklerin Allah'a iman ettiğini bildiren ayetten hareketle Allah'ın arş üzerinde bulunduğu yolundaki teşbihi görüşü çürütmesi bile eserin değerli bir kaynak kabul edilmesi gerektiğini gösterir. Başta Fahreddin er-Razi olmak üzere Beyzavî, Nisaburî, Ebu'l-Berekat en-Nesefî, Ebu's-Suud Efendi, Elmalılı Hamdi Yazır gibi sünni müfessirler el-Keşşaf'tan faydalanmıştır.

Şerh, haşiye ve ta'liklerin yapılması, i'rab vecihlerinin gösterilmesi, şevahidinin açıklanması, i'tizali fikirlerin ayıklanıp geri kalan bilgilerin özetlenmesi ve hadislerin tahric edilmesi gibi hususlarda olmak üzere el-Keşşaf üzerinde elliyi aşkın çalışma yapılmıştır. Muhammed b. Ali el-Ensarî'nin Muhtasaru'l-Keşşaf'ı, Abdullah b. Hadî ez-Zeydî'nin aynı adlı eseri, M.Sıddîk Hasan Han'ın Hülasatu'l-Keşşaf'ı, Kutbuddinî Şirazî, Ahmed b. Hasan Carberdî, Cemaleddin Aksarayî, Taftazanî, Seyyid Şerif el-Cürcanî ve Sun'ullah Efendi gibi alimlerin Haşiye ale'l-Keşşaf başlığını taşıyan çalışmaları, İbnu'l-Müneyyir'in el-İntisaf mine'l-Keşşaf'ı, Takiyyuddin es-Sübkî'ninSebebu'l-İnkifaf an ikrai'l-Keşşaf'ı, Sekunî'nin el-Muktedab mine't-temyiz li ma fi'l-Keşşaf mine'l-i'tizal fi'l-Kitabi'l-aziz'i, Abdulkerim b. Ali el-Irakî'nin el-Muhakemat ale'l-Keşşaf beyne'ş-Şeyhayn Kutbu'r-Razî ve'l-Aksarayî'si, Fazlurrahman'ın Zemahşerî ki Tefsiru'l-Keşşaf îk Tahlilî Caize'si(Aligarh, 1982) ve Abdulmun'im Abdullah Hasan'ın el-Lehecatü'l-Arabiyye fi kıraati'l-Keşşaf li'z-Zemahşerî'si(Mansura, 1991) bu çalışmalardan bazılarıdır.

 

Kaynak: TDVİA, Ali Özek, "el-Keşşaf" mad.

Dirayet Tefsirleri

DİRAYET TEFSİRLERİ

1-Zemahşerî(538), el-Keşşaf an Hakaik

2-Fahreddin er-Razî(606), Mefatihu'l-Ğayb

3-Kadı Beydavî(691), Envaru't-Tenzil ve Esraru't-Te'vil

4-Nesefî(710), Medariku't-Tenzil

5-Hazin(741), Lübabu't-Te'vil

6-Ebu Hayyan el-Endülüsî(745), el-Bahru'l-Muhit

7-Nisaburî(730), Ğaraibu'l-Kur'an

8-Hatib eş-Şirbinî(976), es-Siracu'l-Münir

9-Ebu's-Suud Efendi(982), İrşadu'l-Akli's-Selim

10-Alusî(1270), Ruhu'l-Meanî

 

Beydavi Tefsiri

أنوار التنزيل وأسرار التأويل

Envaru't-Tenzil ve Esraru't-Te'vil

Kadı Beydavî (691)

 

Eserin girişinde belirttiğine göre Beyzavî, tefsir konusunda sahabenin büyüklerine, tabiin alimlerine, onların dışında kalan selef-i salihine ait görüşlerin özünü ihtiva eden ve muteber kurrâdan nakledilen şaz kıraatler de dahil olmak üzere bütün kıraat vecihlerine, ayrıca belağat inceliklerine yer veren bir tefsir yazmayı arzu etmiş, ancak böylesine zor bir işin kendi bilgi seviyesini aştığını düşünerek bundan vazgeçmişti. Nihayet ilmi birikiminin yeterli seviyeye ulaştığı yaşlılık döneminde bir istihare yaptıktan sonra tasarladığı eseri yazmaya karar verdi. Katib Çelebi, onun bu kararında şeyhi Muhammed b. Muhammed el-Kühtâî'nin etkili olduğunu nakleder.(Keşfu'z-Zünun)

Envaru't-Tenzil'in başlıca kaynakları arasında Rağıb el-İsfehanî'nin el-Müfredat'ı, Zemahşerî'nin el-Keşşaf'ı ve Fahreddin er-Razî'nin Mefatihu'l-Ğayb'ı yer alır. Beyzavî, kelimlerin iştikakı ile taşıdıkları değişik manaların tesbitinde el-Müfredat'tan; fıkıh, kelam, mantık, felsefe ve tabiat ilimlerinde Mefatihu'l-Ğayb'tan; Kur'an'ın i'caz vecihleri, lafız ve terkiplerin edebi tahlili, lüğat ve belağat kaideleri, surelerin faziletlerine ilişkin rivayetler ve Mu'tezile'nin görüşleri gibi konularda da el-Keşşaf'tan faydalanmıştır. Bunlar arasında el-Keşşaf'tan fazlaca iktibaslar yaptığından Envaru't-Tenzil, bazı alimlerce onun bir özeti olarak kabul edilmiştir.

Orta hacimde özlü bir tefsir olan Envaru't-Tenzil'de rivayet ve dirayet metodları birlikte kullanılmıştır. Ayetler tefsir edilirken diğer ayetlere, hadislere, sahabe sözlerine ve tabiinin görüşlerine başvurulmuş, bunların zayıf olanlarına "kile" veya "ruviye" ifadesiyle işaret edilmiştir. Bu arada israiliyyat türünden bazı rivayetlere de yer verilmiştir. Eserde geçmiş önemli müfessirlerin görüşleri özetlendikten sonra bazen bunlara Arap şiiriyle istişhadda bulunarak, ayrıca dil kaidelerine ve akli istidlallere dayanılarak ortaya konan yeni görüşler ilave edilmek suretiyle dirayet metodu uygulanmıştır ki müellifin tefsir ilmindeki gücünü gösteren asıl bölümler bunlardır. İtikadi konulara ilişkin ayetler tefsir edilirken özellikle Mu'tezile ile Ehli Sünnet arasındaki ihtilaflara temas edilmiş ve genellikle Ehli Sünnet'in görüşleri isabetli bulunmuştur. Ölümden sonra dirilişin imkanını ispat eden ayetin tefsirinde olduğu gibi(Envaru't-Tenzil, I, 237) Kur'an-ı Kerim'de muarızlara karşı getirilen akli delillerin mantıkî kıyas esasına göre açıklandığı görülür. Beyzavî ahkam ayetlerini tefsir ederken fıkhî mezhepler arasındaki ihtilaflardan bahsederek özellikle Şafiiler'le Hanefilerin istidlal ettikleri ayetleri belirtmiş, Hanefilerin görüşlerini isabetsiz bulup eleştirmiştir. Bu arada kevnî ayetleri yorumlarken ayrıntılı açıklamalar yapmış, dünyanın yuvarlaklığıyla hareket etmekte olduğu görüşünün savunulması örneğinde olduğu gibi(I, 186) isabetli bir ilmî tefsir metodu uygulamıştır.

Envaru't-Tenzil, az sayıdaki İsrailiyyat'ın yanında surelerin faziletlerine dair uydurma hadislere yer vermesi, tarihi konulara ilişkin bazı yanlış bilgiler ihtiva etmesi, rivayet metodu yanında dirayet metodunu uygulaması gibi hususlarda bazı alimlerce tenkit edilmiştir. İsrailiyyat ve uydurma hadisler konusunda Katib Çelebi gibi bir kısım alimlerin mazur göstermeye çalıştığı Beyzavî'nin bu kusurları ilim adamlarının çoğunluğu tarafından önemli hata olarak değerlendirilmiştir. Eserde bu tür rivayetlerin bulunması, hadis usulü açısından bir araştırma yapılmadan Zemahşerî'nin el-Keşşaf'ındaki rivayetlerin aynen iktibas edildiğini göstermektedir.

Edebî ve felsefî tahlillerin veciz bir üslupla ifade edilmesinden dolayı zor anlaşılmasına rağmen büyük itibar görerek medreselerde okutulmuş ve daha sonra yazılan tefsirler için vazgeçilmez bir kaynak olmuştur. Özellikle felsefe, kelam ve tabiat konularına dair açıklamaları belağat kaideleriyle mezcedip edebi bir üslupla ortaya koyması onun beğenilen özellikleri arasındadır. İstanbul, Kahire, Bombay, Leknev gibi ilim merkezlerinde birçok defa basılan eseri H.O.Fleischer Leipzig'te neşretmiş (1846-1848), bu neşri esas alan Winand Feel tarafından hazırlanan bir fihristle beraber aynı yerde tekrar basılmıştır.(1878)

Eserin tamamı veya İhlas ve Fatiha sureleriyle Ayete'l-Kürsî gibi bazı bölümleri üzerinde şerh, haşiye ve tâ'lik tarzında gerçekleştirilen çalışmaların sayısı 250'den fazladır. İbn Temcid(İstanbul, 1287), Şeyhzade Mustafa b. Kocavî(İstanbul, 1283), Abdulhakim es-Siyalkutî(Kahire, 1271), Şehabeddin el-Hafacî(Kahire, 1283) ve İsmail b. Muhammed el-Konevî(İstanbul, 1283) tarafından yapılan haşiyeler Envaru't-Tenzil üzerindeki çalışmaların en meşhurları arasında yer alır. Ayrıca Muhammed b. Muhammed b. Abdurrahman(ö.874/1469) eseri ihtisar etmiş. Muhammed Abdurrauf el-Münavî(ö.1031/1622) el-Fethu's-Semavî fi Tahrici Ehadisi'l-Beydavî ve Himmetzâde Muhammed b. Hasan ed-Dımaşkî(ö.1175/1761) Tuhfetu'r-Ravî fi Tahrici Ehadisi'l-Beydavî adlı eserlerinde bulunan hadisleri tahric etmişlerdir.

Eserin türkçe tercümesi Doç. Dr. Şadi Eren tarafından yapılarak 2010 yılında Selsebil yayınları tarafından 4 cilt olarak basıldı.

Kaynak: TDVİA, İsmail Cerrahoğlu, "Envaru't-Tenzil ve Esraru't-Te'vil" mad.